İçeriğe geç

Uzmanlık Alanları

Aile ve Miras Hukuku

Boşanma, velayet, nafaka ve mal rejimi uyuşmazlıkları ile miras paylaşımı ve tenkis süreçlerinde hukuki temsil.

Hizmet Kapsamı

  • Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları
  • Velayet, kişisel ilişki kurulması ve nafaka talepleri
  • Mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağı davaları
  • Aile konutu şerhi ve tedbir talepleri
  • Mirasçılık belgesi alınması ve mirasın reddi
  • Terekenin tespiti ve ortaklığın giderilmesi
  • Tenkis, muris muvazaası ve mirastan mal kaçırma davaları
  • Vasiyetname ve miras sözleşmesi düzenlenmesi

Sıkça Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanma için hangi şartlar aranır?
Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi ve hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmesi gerekir. Ayrıca mali sonuçlar ve çocukların durumu hakkında hazırlanan protokolün hâkim tarafından uygun bulunması aranır.
Mal rejiminin tasfiyesi boşanma davasıyla birlikte görülür mü?
Mal rejiminin tasfiyesi talebi ayrı bir dava olarak görülür ve boşanma kararının kesinleşmesi beklenir. Bu nedenle boşanma sürecinde, tasfiyeye esas olacak mal varlığının tespiti önem taşır.
Mirasın reddi için süre ne kadardır?
Yasal mirasçılar bakımından süre, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren üç aydır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve kaçırılması hâlinde miras kayıtsız şartsız kabul edilmiş sayılır.
Boşanma davası sürerken veya öncesinde hangi geçici tedbirler talep edilebilir?
Boşanma sürecinde eşlerin ve müşterek çocukların barınma, iaşe ve güvenliğini temin etmek amacıyla kanun koyucu geniş tedbir mekanizmaları öngörmüştür: - Boşanma Davasında Geçici Tedbirler (TMK m. 169): Boşanma davası açıldığında aile mahkemesi hâkimi re'sen (kendiliğinden) veya talep üzerine dava sonuna kadar geçerli olmak üzere; müşterek konutun eşlerden birine tahsisi, eş ve reşit olmayan çocuklar için tedbir nafakası bağlanması, çocukların geçici velayeti ve diğer eşle kişisel ilişki kurulması hususlarında tedbir kararı verir. - Şiddet ve Tehdit Hallerinde Koruma Tedbirleri (6284 sayılı Kanun): Fiziksel, psikolojik, ekonomik veya sözlü şiddet/tehdit tehlikesi altında olan kişi lehine; şiddet uygulayanın müşterek konuttan derhal uzaklaştırılması, iletişim araçlarıyla rahatsız etmesinin engellenmesi, iş ve ikamet adresine yaklaşmaması ve koruma altına alınma gibi önleyici tedbirler ivedilikle (harç ve teminat aranmaksızın) karara bağlanır.
Miras kalan taşınmaz veya mallar rızaen paylaşılamazsa ne yapılmalıdır? (Ortaklığın Giderilmesi / İzale-i Şüyu)
Mirasbırakanın vefatı ile birlikte tereke üzerindeki mülkiyet kendiliğinden elbirliği mülkiyetine dönüşür. Mirasçıların tamamı noter veya yazılı bir miras taksim sözleşmesi ile anlaşamadığı takdirde: - Her bir mirasçı, tek başına dahi olsa terekeye dahil taşınmaz veya taşınır malların bulunduğu yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesi'nde Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyu) Davası açma hakkına sahiptir. - Mahkemece öncelikle malın aynen taksiminin (bölünerek paylaştırılmasının) fiilen ve imar/kadastro mevzuatı açısından mümkün olup olmadığı incelenir. - Aynen taksim mümkün değilse; gayrimenkul veya menkuller İcra ve İflas Kanunu hükümleri dairesinde satış memurluğu aracılığıyla açık artırma usulüyle satılır ve satış bedeli, masraflar düşüldükten sonra veraset ilamındaki payları oranında mirasçılara dağıtılır.
Mirasbırakanın borçlarından sorumlu olmamak için miras nasıl reddedilir? (Mirasın Gerçek Reddi)
Mirasçılar, mirasbırakanın yalnızca malvarlığını değil, varsa tüm borçlarını da müteselsilen ve şahsi malvarlıklarıyla üstlenmiş olurlar. Borç sorumluluğundan kurtulmak için kanunun öngördüğü yol Mirasın Reddi (Redd-i Miras) kurumudur: - Başvuru Usulü ve Süresi: Yasal ve atanmış mirasçılar, mirasbırakanın vefat ettiğini (veya mirasçı olduklarını) öğrendikleri tarihten itibaren 3 ay içinde mirasbırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesi'ne yazılı veya sözlü beyanda bulunarak mirası kayıtsız ve şartsız reddedebilirler (TMK m. 605/1, 606). - Hak Düşürücü Süre: 3 aylık süre hak düşürücü niteliktedir; haklı bir sebep olmaksızın bu süre geçirilirse miras kayıtsız şartsız kabul edilmiş sayılır. - Terekeye Müdahale Yasağı: Ret süresi içinde mirasçıların tereke işlerine olağan yönetim sınırlarını aşacak şekilde karışmaması, terekeden mal kaçırmaması veya miras mallarını sahiplenmemesi gerekir; aksi halde ret hakkı düşer (TMK m. 610).
Mirasbırakanın borca batık olması durumunda 3 aylık süre kaçırılmışsa ne yapılabilir? (Mirasın Hükmen Reddi)
Eğer mirasbırakanın vefatı anında borçları malvarlığından açıkça fazla ise ve terekenin borca batık olduğu resmi olarak tespit edilmiş veya açıkça biliniyorsa, kanun gereği miras kendiliğinden reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2): - Hükmen Ret Tespiti Davası: Bu durumda 3 aylık süre şartı aranmaz. Mirasçılar, alacaklıların kendilerine karşı başlattığı icra takipleri veya davalarda mirasın hükmen reddedildiğini ileri sürebilecekleri gibi, Asliye Hukuk Mahkemesi'nde "Mirasın Hükmen Reddi Tespiti Davası" açarak borçlardan muaf olduklarını hüküm altına aldırabilirler. - Hükmen reddin kabulü için mirasçıların terekeyi fiilen benimsememiş (malları zimmetine geçirmemiş, tereke işlemlerinde hak sahipliği iddiasıyla tasarrufta bulunmamış) olması zorunludur.

Bu sayfadaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.

Tüm uzmanlık alanları
AraWhatsApp